Kategori: Tibet Hakkında |
0 Yorum |
762 Okunma |
Yazan: demo | 09 Şubat 2008 16:20:41
1959 yılında, Tibet'ten kaçtıktan ve bir dizi demokratik değişiklik yapan Dalay Lama, hükümetini Hindistan'da yeniden kurdu. Sürgündeki parlamento kurulmuştu. 1961'de gelecekteki Tibet için bir anayasa taslağı hazırladı ve Tibet halkının bu konudaki görüşlerini almayı da ihmal etmedi. Güçlü muhalefete karşın, Dalay Lama anayasaya yürütme güçlerinin Yargı Konseyi tarafından uygulamaya konması gerektiğini içeren bir madde koyma konusunda ısrar etti. Sonuç olarak Ulusal Meclis Yargıtay'la uyum içinde olan üçte ikilik üye çoğunluğuyla, bunun devletin en büyük hakkı olduğuna karar verdi.
Aynı zamanda Dalay Lama, Tibet'in bağımsızlığını kazandığı gün, Tibet halkının kendi yönetim şekline karar vermesi gerektiğini söyledi. 1990'da Tibet Halk Meclisi'nin vekil sayısının 12'den 46'ya çıkartılması başta olmak üzere birçok değişiklik yapıldı. Bakanlara daha fazla anayasal hak verildi. 1992'de, Dalay Lama gelecekteki Tibet Hükümet seçimlerinde hiç rol oynamayacağını, hükümetin halk tarafından seçileceğini belirtti. Geleceğin Tibet’inin politikacıları, diğer bir deyişle rehberleri, ise şöyle konuştu: ''Geleceğin Tibet'i ahimsa (şiddet karşıtı) kurallarına uyan, barış-sever bir ulus olacaktır. Hükümetimizin temiz, sağlıklı ve güzel bir çevreyi korumaya bağlı demokratik bir sistemi olacaktır. Tibet tamami ile askerlikle ilgili her şeyden arındırılmış bir ulus olacaktır.''
|