Kategori: Tibet Hakkında |
0 Yorum |
625 Okunma |
Yazan: demo | 09 Şubat 2008 16:20:01
Mao Zedung'un 1976'nın Eylül ayındaki ölümü, Çin politikalarında değişikliğe neden oldu. Değişme, ekonomide liberalleşme ve politikada daha çok açık olma hakkındaydı. Siyasi mahkumlarla ilgili kanunlara bile esneklik getirildi. Fakat liberalleşme ve bu açıklık politikası Tibet'teki politik özgürlüğe karşı olan tutumu etkilemedi. Eylemcilerin kitleler halinde tutuklanması 1982, 1987 ve 1988 yıllarında da devam etti. 1990 yılında Çin, sıkıyönetim yasasının kaldırıldığını ilan etti ve Çin'den gelen Avusturyalı ilk insan hakları delegasyonunun 1991 yılının Temmuz ayında Tibet'i ziyaret etmesine izin verildi. Oysa ki sıkıyönetim yasası sadece kağıt üzerinde kaldırılmıştı, uygulamada hala devam ediyordu. Uluslararası Genel Af Örgütü, 1991'deki raporunda polisin ve güvenlik güçlerinin keyfi tutuklama yaptığı ve sanıkları sorgulamadan gözaltına aldıklarını belirtti.
Keyfi tutuklamalar, sanığı hiç kimseyle görüşmesine izin vermeksizin gözaltına almalar, aniden ortadan yok olmalar, idamlar, hapishane işkenceleri Tibet'te oldukça yaygın. Orada hareket etme özgürlüğü bile yok.
|