Ladies' Handbagstory burch 2011Christian Louboutin Discountchanel handbags for saleasics onitsuka tigerPrada Handbags 2010leather handbagshermes handbagsnew balance 574new balance outlet

Tibet'in Doğası Tehlikede

Kategori Kategori: Tibet Hakkında | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 768 Okunma | Yazar Yazan: demo | 09 Şubat 2008 16:17:21

Tibet'in Doğası Tehlikede

Tibet toprakları, Asya'nın beş büyük nehrinin kaynağını aldığı yerdir. Aynı zamanda Tibet'teki nehirlerin %90'ı Tibet sınırlarının dışında denize dökülür. Machu (Sarı Irmak), Tsangpo, Trichu (Yangtze) ve Senge Khabab (Indus) nehirleri kum ve kil açısından dünyanın en zengin beş nehri arasındadır. Bu ırmakların suladığı alan, doğudaki Machu Havzası'ndan batıdaki Senge Khabab'a kadar, dünya nüfusunun %47'sini besliyor. Çinliler Lanyang Xia gibi büyük barajlar inşa ettiler ve hala Yamdrak Yutso'daki hidroelektrik santrali gibi Tibet ve Çin için enerji kaynağı olabilecek, yararlar sağlayabilecek olan santraller inşa etmeye devam ediyorlar. Tibetliler kendi topraklarından çıkarıldıklarından beri, on binlerce Çinli işçi, bu barajları inşa etmek ve bu barajların bakımını yapabilmek için Çin'den Tibet'e getirildi.

Elbette Tibet'in sahip olduğu, insan eli değmemiş yüksek dağları, yaşlı ormanları, yüksek platoları ve derin vadileri de unutmamak gerek. Tibet topraklarının %70'i tarım alanı ve bu da, hayvancılığın ekonomide daha çok yeri olan, tarıma elverişli bir ülkenin ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Tibet'teki evcil hayvan popülasyonu yaklaşık 70 milyon kadar, çoban sayısı da bir milyonu buluyor.

Son 40 yıldır, ülkenin önemli meralarında hissedilir derecede bir bozulma var. Ülkenin normal tarım alanları dışındaki alanlarının, Tibet'te yaşayan Çinliler için tarıma açılmasının konusu bile Tibet'teki tarım alanları için oldukça büyük bir tehdit unsuru. Arazilerin tarıma açılması, tarıma elverişli araziyi kullanılmaz kılarak çölleşmeye yol açtı. Özellikle Amdo bölgesi bu sorundan en muzdarip bölge.

Tibet yılda yaklaşık 200 kilokalori/cm güneş enerjisi elde eden Sahara'dan sonra, jeotermal kaynaklarının yanında, en fazla güneş enerjisine sahip ülke.

1949 yılında, Tibet'in ormanlarının kapladığı alan 221.800 kilometrekareydi; ne var ki, 1985'te bu alan 134.00 kilometrekareye düştü. Kağıt üreten Çinlilerin daha fazla hammaddeye ihtiyaç duyması durumunda ise Tibet'in ormanlarının yok oluşunun önüne geçilemedi. Halbuki üretmek yerine Avusturya'dan kağıt ithal etmek bile daha ucuzdu. Çin'in, Tibet ve yavaş yavaş bütün Asya'nın (''Bütün Asya'' diyoruz, çünkü Tibet'e komşu olan bütün ülkeler sağanak yağış ve muson iklimlerini Tibet'in ormanlarına borçlu) doğasına zarar verdiğinin farkında olmamak mümkün değil. Artık bu zararın önüne geçmek için çok geç! Çünkü Himalayalar'da  kaydedilen muson yağışı miktarı yerel yörelere göre çok daha az.

Zengin mineral kaynaklarının da tüketildiği gibi Tibet'teki vahşi hayat da yok ediliyor. Çinlilerin avlanma sporu, Tibet antilobunun, Tibet öküzü sürülerinin ve vahşi eşeklerin ciddi ölçüde yok olmasına yol açtı.

Çin'in Tibet'te 90 nükleer savaş üssü olduğu belirlendi. 90. Akademi, Çin'in kuzeybatısındaki Nükleer Silah Araştırma Akademisi ve Tibet'in Amdo bölgesinin kuzeydoğusundaki Tasarım Akademisi'nin Tibet platosunda miktarı ölçülemeyecek kadar çok olan radyoaktif atık bulduğu ve bunları yok ettiği söylendi.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA


EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLAR


 
İLETİŞİM:  meliheris@fotogezgin.com