• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Nepal-Gezi-Rehberi-Nepal-Travel-Guide/154864251283950?fref=ts
    • Boudnath Stupa
    • Katmandu, Nepal
    • Yerel Kabileler
    • Bardia Milli Parkı
    • Annapurna Ana Kamp
    • Tiger Nest
    • Paro,Bhutan
    • Patan, Kathmandu
    • Gampa La Geçidi
    • 5220 metre, Tibet Platosu
    • Himalayalar'da Trekking
    • Mustang Krallığı
    • 4X4 Safari
    • Yamaç paraşütü
    • Pokhara
    • Potala Sarayı, Tibet
    • Himalayalar'da Trekking
    • Sadular
    • Holi Festivali
    • Kathmandu
    • Dağ Köyleri
    • Dhampus
    • Chitwan Milli Parkı
NEPAL & TİBET
NEPAL GEZİ REHBERİMİZ KİTAPÇILARDA
NEPAL'DE EVLENDİK
HİMALAYALAR'DA YÜRÜYÜŞ


NEPAL HOLİ FESTİVALİ
TİBET'İ GEZİYORUZ


NEPAL FOLK MÜZİK

NEPAL, TİBET, BHUTAN GEZİ YAZILARIMIZ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414
Site Haritası

YOGA

Aslında kimse Yoganın başlangıç tarihini bilmemektedir. Yoganın kökü, yazılı tarihin gerisine uzanır. Hatta, Yoganın insanlık tarihi kadar eski olduğu söylenir. Yogaya ait elimizdeki en eski belge, yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkartılan ve üzerinde Yoga yapan insan figürleri bulunan 5000 yıllık mühürlerdir. Yoga ile aşina olmayanlarımız genellikle Hindu dininin bir uzantısı olarak görür ve bilmeden pagan bir ritüelin bir parçası olmaktan çekindiği için Yogadan uzak durur. Ancak, Yoga bir din değildir! Aslında, Yoga tarihinin bu kadar eskiye dayanması da Yoganın bir din olmadığının en kesin kanıtıdır. Çünkü Yoga, bilinen tüm dinlerden (Hinduizm dahil!) daha önce başlamış bir felsefedir.

Yazının bulunmasından sonra da, bilgiler ağızdan ağıza öğretmenden öğrenciye aktarıldığından, malesef bu eski zaman diliminden geriye elimizde sadece bazı vecizeler kalmıştır. Onlar da mistik deneyimi olmayan öğrenciye bir şey ifade etmeyecek küçük notlardır. İşte bu nedenle, önemli alimler bu metinleri çok kereler tefsir etmiştir.

VEDA DÜŞÜNCE SİSTEMİ

Aşağıda, Kaşmir'de 10. yy da yaşamış olan Abhinavagupta adındaki büyük bir öğretmenin yazmış olduğu ve yine bir Yoga ustası olan Lakshmanjoo'nun yorumladığı, bilinç durumlarını gizleyen kılıfların dönüştürülmesi ilkelerini bulabilirsiniz: gizleyen kılıfların dönüştürülmesi ilkelerini bulabilirsiniz:

Vedacılar madde dünyasının bu beş kılıf içinde ifade edildiğine, bir illüzyon olduğundan bir gün sona ereceğine ve uygulayıcının onun büyüleyici araçlarını reddetmeyi denemesi gerektiğine inanır. Uygulayıcı, sürekli olarak "ben değilim" diyerek kendini dünyadaki bağlılıklarından soyutlar; bir başka deyişle, gerçek, sonsuz ve değişmez olan gerçek kendisi (ruhsal benliği) kalana dek, "Ben bir anne değilim, ben bir baba değilim, ben bir çocuk değilim, Ben bu ego değilim, Ben bu akıl değilim" der.

PATANJALİ'NİN DÜŞÜNCE SİSTEMİ (KLASİK YOGA)

Yoganın en büyük klasik metinlerinden biri, MÖ 3. yy ile MS 3. yy arasında bir tarihte yaşamış olan alim Patanjali tarafından yazılmıştır. Patanjali'nin, o zamanlar insanların uyguladığı farklı Yoga tekniklerini ve teorilerini gözlemleyip organize ederek ve kendi Yoga Sutra'sında toplayarak büyük katkıları olmuştur. Klasik Yoga olarak tarif edilen bu sistemin sekiz bölümü vardır. Bu sekiz bölüm fiziksel ve ruhsal bedenlerdeki sekiz bilinç aşamasını veya farkındalık durumunu temsil etmektedir.

Yoga binlerce yıl önce, Hindistan'da ortaya çıkmış bir sistemdir. Bu sistemi her isteyen uygulayabilir; özel giysilere, aletlere ihtiyacınız yoktur. Sadece yere serebileceğiniz seccade büyüklüğünde bir örtüye (yüzümüzü bazı pozlarda yere koyacağımızdan yere örtü koymak daha hijyeniktir) ve öz disipline ihtiyaç vardır.

Yoga yapan kişilere yogi adı verilir. Bayanlara yogini denir. Eski zamanlardaki büyük yogi'ler insanın çevresiyle uyumlu yaşayabilmesi için, öncelikle kendisiyle uyumlu yaşaması gerektiğini bu nedenle de insan doğasının tam olarak anlaşılabilmesinin önemli olduğunu söylemişlerdir. Büyük yogiler insanı farklı bedenlerde incelemektedir.

Yoga kelime anlamıyla birleşmek demektir. Yogada amaç, fiziksel, ruhsal ve zihinsel bedenlerimizin birleşmesiyle "Tanrı Bilinci"'ne erişmektir. İşte bu Tanrı Bilincine ermek, meditasyon çalışmalarının son aşaması olan Samadhi'dir. Peki, Yoga yolunda olan herkesin amacı Samadhi'ye ermek mi olmalıdır? Elbette ki hayır.

Bhagavat Gita, Yoga yapan dört öğrenci tipinden bahseder;

Acı çeken kişi; dinmeyen bir acıyı dindirmeyi amaçlayan öğrencilerdir. Bu acı fiziksel bedenin bir yerinde incinme, ağrı olabileceği gibi, zihinsel de olabilir.

Dünya nimetlerini arayan kişi; sağlık ve başarı için bir strateji geliştirmeyi hedefleyen öğrencilerdir. Burada amaç, bir strateji bularak dünya nimetlerinden azami fayda sağlamaktır.

Bilgi arayan kişi; bütünlüğe ulaşma arzusu duyan öğrencilerdir.

Bilge adam; büyük Yogilerdir.

Siz, bu öğrenci tiplerinden herhangi birine uyuyor olabilirsiniz. Niye ben diğer öğrenci tipi değilim diye düşünerek kuruntuya kapılmanın gereği yoktur. Herkesin hayattaki hedefi farklıdır ama ne olursa olsun tüm hedefler eşit derecede mükemmeldir. Yoga yolu herkese açıktır. Yogayı dileyen herkes dilediği nedenlerden ötürü yapmaya başlayabilir ve istediği anda yapmaktan vazgeçebilir

Yoga-Sutra’lar ve yedi aşama

Yoga hakkındaki en eski metinler Patanjali adlı yoginin yazdığı Yoga-sutra'lardır. Patanjali’nin kim olduğu ve bu metinlerin ne zaman yazılmış olduğu halen tartışmalı bir konudur. Yoga-sutralar 4 bölümden oluşur:

*Samadhi halini ve ilkelerini açıklayan bölüm.

*Samadhi haline ulaşma araçlarını ve disiplinlerini açıklayan bölüm.

*Psişik (paranormal) yetenekleri (siddhis) açıklayan bölüm.

*Kurtuluştan (aydınlanma) söz eden bölüm.

Patanjali’ye göre, sekizinci aşama olan Samadhi’ye ulaşabilme yolundaki 7 aşama şunlardır:

1- Yama: Ahimsa, Satya, Asteya, Brahmacarya, Aparigraha olmak üzere beş bölümden oluşur.

2- Niyama: Sauca, Santosa, Tapa, Svadhyaya, Isvarapranidhanat olarak beş bölümdür.

3- Asana: Bedensel duruşlarını içerir.

4- Pranayama: Çeşitli, solunumu denetleme yöntemlerini içerir.

5- Pratyahara: Algıların denetlenmesi demektir.

6- Dharana: Meditasyon nesnesine odaklanmayı belirtir.

7- Dhyana: Zihnin tam olarak denetim altına alınması demektir.

Samadhi ise,özne ile nesnenin ya da, gözleyen ile gözlenenin bir olması demektir. Samadhiye varınca Yoga tamamlanmış olur.


Yoga Biçimleri

Bhakti-Yoga: İlahiliğe sevgi ve tapınmayla erişmeyi önerir.

Hatha-Yoga: Aslında bir yoga biçimi değildir. Batı’da yanlış algılanmıştır. Yalnızca Raja-Yoga’nın bir tekniğidir. Üstün şuur hallerine hazırlık uygulamalarından ibarettir. Çeşitli arınma egzersizlerine ve bedensel pozisyonlara dayalı bir tekniktir. Batı’da daha ziyade fiziksel sağlık amacıyla uygulanmaktadır.

Jnana-Yoga: Bilgi yolu olarak kabul edilen Jnana-Yoga, aşkın realitelere, aydınlanmaya bilgi ve zihinsel analiz yoluyla ulaşmayı önerir. Bu sistemde gözlem, çalışma ve deneyim yoluyla kazanılmış bilgiler hakkında meditasyon yapılır.

Karma-Yoga: Karma-Yoga kişinin görevlerini yerine getirmesini, bununla birlikte yerine getirdiği görevlerden bir karşılık beklememesini, yani yaptığı hareketlere ve sonuçlarına ilgisiz kalmasını önerir.

Mantra-Yoga: Mantraları kullanan bir sistemdir, dua ve ses yolu olarak kabul edilir.

Raja-Yoga: En metafizik yoga olarak kabul edilir. Kimilerince bu, aydınlanma yolundaki diğer bütün yoga yollarını kapsar. Konsantrasyon, nefes denetimi, bedensel pozisyon, meditasyon ve kontamplasyon aracılığıyla zihni denetleme olarak tanımlanır.

Kundalini-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmaya ağırlık verir. Bu amaçla bedensel pozisyonlardan ve mantralardan yararlanır.

Laya-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmak amacıyla, meditasyon, nefes denetlemesi, mantralar, vizüalizasyon ve bedensel pozisyonlar kullanan yol olarak tanımlanır.


Ölüm Yogası

Tibet’te uygulanan bir yoga biçimidir. Kişinin imajinasyonunu,duygu ve düşüncülerini denetleyebilmesi amacına yönelik bir disiplin içerir. Bu yogada yapılan deneyimler, Tibet yogilerine göre kişiyi ölüm-ötesine de hazırlar, yani kişiye ölüm sonrası yaşamında büyük kolaylık sağlar.

GERÇEK YOGİLER

Batı’da yoga biçimlerinin oluşmasında ve yayılmasında en büyük etki Teozofi Cemiyeti’nin yanı sıra, Ramakrishna, Sri Aurobindo, Ramana Maharishi ve Yogananda adlı Hintli mistiklerden gelmiştir. Yoga felsefesinde psişik yetenekler elde etmek gibi bir amaç yoktur. Yani psişik yetenekler amaç değil, sonuçtur. Yogi sözcüğü yoganın Batı’da ilk geçişi sırasında yanlış kavranmış bir sözcüktür. Batı’da yogi denildiğinde ilk zamanlarda, genellikle vücuduna garip şekiller verebilen, birtakım gösteriler yapan, saçı sakalı ve tırnakları uzamış, temiz olmayan insanlar akla gelmekteydi. Kimilerine göre bu imajın yaygınlaşmasına neden olanlar yoganın şarlatanlarıdır. Aslında Yogi adı Asya’da hazırlık aşamalarını çoktan geçmiş, zihinsel deneyimin ileri aşamalarına başlamış kimselere verilen bir addır. Asya’nın çeşitli ülkelerinde rastlanan bu gerçek yogiler, ıssız dağlarda ve ormanlarda inzivaya çekilmiş, dinle ilgilenmeyen, mal mülk edinme ve evlenme gibi hedefleri olmayan, az yiyen, az konuşan, az hareket eden, çeşitli uygulamalarla nefsini terbiye etmeye çalışan, şiddete karşı olan kimselerdir. Uzmanlar yoganın yanlış tanıtılmasının halen sürdüğüne, günümüzde, Hint’te değerli biri olamayacaklarını anlayan ve bu yolu gereğince bilmeyen pek çok Hintli’nin farklı ülkelere göç edip mürit grupları edindiklerine ve yoganın çıkar amaçlı olarak kullanılabildiğine dikkat çekmekteler. Oysa Asya’daki gerçek yogiler mala mülke değer vermeyen, henüz kendisinin kurtuluşa ermemiş olduğunu bildiğinden öğrenci edinmek için de bir çaba göstermeyen kimselerdir.

Kökenleri

Meditasyon halindeki ilk Yogi imajları yapılan kazılarda 6-7 bin yıl önce yaşandığı düşünülen Indus Vadisi Uygarlığında tespit edilmiştir. Yoga'nın yer aldığı ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 1500-1200 yılları arasında kodifiye edilen Rig Veda'da yer almaktadır. Rig Vedalar şifahen aktarıldığından Yoga'nın ortaya çıktığı zaman dilimini kesin olarak tayin etmek imkansızdır. İlk yoga metini Patanjali tarafından yaklaşık M.Ö. 2.yüzyılda yazılmış ve metinde kişinin zihnini sükunete kavuşturması ve sonsuza katılması için gereken "sekiz kol/basamak" ile Yoga tarif edilmiştir.

Yoga'nın ilkeleri ve hedeflerinin ilk kez tam tarifi M.Ö. 8 ve 4. yüzyıllar arasında derlenen Upanişadlarda bulunmaktadır. Upanişadlarda harici tanrılara sunulan kurbanlar ve seremoniler yerini dahili kurban ve Yüce Varlıkla (Brahman veya Mahatman olarak işaret edilir) ahlaklı olmak, nefsi zapt etme ve zihnin talimi yoluyla bir olma haline bırakan bir anlayışa bırakmıştır.

Patanjali'nin Yoga Sutralarındaki klasik yoga, altı "orthodox" (Bu ifadeyle Vedaların otoritesinin kabulü anlaşılır) darshana (Hindu felsefe okulları)'dan biridir. "Yoga" olarak bilinen Hindu felsefe okulunun kökeni yine Hindu felsefe okullarından olan Samkhya ile Upanişadlardadır.

YOGA VE DİN

Hindu, Budist ve Jain geleneklerinde yoganın manevi/ruhsal hedefleri yoganın bir parçasını oluşturduğu dinlerden ayrılabilir görülmektedir. Bazı yogiler dini daha çok kültür, değerler, inançlar ve ritüeller, yogayı da daha çok kendi kendini gerçekleştirmek (self-realization)yani yüce hakikatin doğrudan deneyimi olarak görerek din ile yoga arasında süptil bir ayırım yaparlar. Sri Ramakrishna dini kabuk doğrudan deneyimi ise öze benzetmektedir. Her ikisine de ihtiyaç vardır "fakat eğer kişi öze ulaşmak istiyorsa kabuğu aşmalıdır".

Yoganın Hindu uygulayıcıları kendi dini geleneklerinden onur duymaktayken hindu olmayan uygulayıcılar yoganın Hindu dinini kabul etmeyen kişilerce de ciddi biçimde uygulanabileceğini iddia etmektedirler.

Yoga eleştirileri batıda uygulandığı biçimiyle yoganın manevi kökenlerinden koparılıp yozlaştırıldığı (yoganın asıl olarak fiziksel egzersiz olduğu şeklindeki popüler anlayış gibi) üzerinde durmaktadır.


Nepal & Tibet & Bhutan gezilerimiz
 PRONTOTOUR AC Seyahat Acentesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

NEPAL GEZİ REHBERİ
NEPAL'DE HAVA
Weather in Kathmandu
NEPAL UYDU HARİTA

TAKVİM
NEPAL TAKVİMİ

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret267649